Skip to main content

Okumak, yazmak, paylaşmak ve okuduğunu, yazdığını ve paylaştığını anlamak için oluşturduğumuz “Sürdürülebilir Sözlük” sekizinci sayısında K harfiyle devam ediyor. Karbon ve küresel ile başlayan her kavramı barındıran bu sayının dolu dolu geçeceğini söyleyebiliriz.

Sürdürülebilir Sözlük #8: K

Kapalı döngü: Bir ürünü yaratmak için kullanılan girdilerin, ürünün kullanım ömrü sonundaki çıktılarıyla aynı olduğu sürdürülebilir ekonomik sistem. Dolayısıyla sıfır atık yaklaşımı tüm malzemeleri tamamen yeniden kullanır, geri dönüştürür veya gübreye dönüştürür.

Karbon ayak izi: Yayılan sera gazlarının miktar ölçüsü. Gıda ve doğal kaynakların alımının yanı sıra üretilen sera gazları da dikkate alınarak hammaddelerin tedarik edilmesi, üretim süreçleri, nakliye, satın alma ve öğelerin yaşam döngüsünü içerir.

Karbon dengesi: Farklı projeler ve karbon ticareti planları aracılığıyla sera gazı emisyonlarının azaltılması. Yenilenebilir enerji, metan gazı yakımı, enerji verimliliği, endüstriyel kirleticilerin yok edilmesi, ormanlaştırma gibi unsurları karbon dengesinin öncüleri arasında sayabiliriz. Karbon ofset finansal aracının amacı insanların, projelerin, şirketlerin, hükümetlerin yol açtığı karbon salınımlarının sorumluluğunu almalarını sağlamaktır.

Karbon emisyonu: Karbondioksit (CO2), sera gazı emisyonlarının büyük çoğunluğunu oluşturur. Yani küresel ısınmanın yaklaşık 3/4’ünden sorumludur. (Metan (CH4) ve nitröz oksit (N2O) gibi diğer gazların daha küçük miktarları da katkıda bulunur.) Bu gazlar bireysel ve endüstriyel olarak günlük faaliyetlerimiz sonucunda açığa çıkar ve gezegenimizi ısıtarak geleceğimiz için büyük bir tehdit oluşturur. Çıplak gözle renksiz olan CO2, atmosferdeki kızılötesi radyasyona karşı opaktır ve Dünya’dan uzaya ısı kaybını yavaşlatmak için bir battaniye görevi görür.

Karbon nötr: Kuruluşların, bireylerin, toplumların vb. net karbon girdisinin çıktılarla aynı olduğu faaliyetler ve önlemler. Bir kişinin, firmanın veya ürünün karbon nötr olması için atmosferden karbondioksti emmesi gerekir. Bunu yapmanın en iyi yolu yine doğanın gücünden faydalanmaktan geçer. Örneğin gezegende sabit miktarda bitki örtüsü olduğunu varsayarsak, yanan odun atmosfere karbon ekleyecek ve yayılan ile geri kazanılan toplam karbon birbirini dengeleyerek geri dönecektir.

Kıyafet kiralama: Tüketicilerin yenilik ve trendlere özlem duyması ve aynı zamanda bunların gezegen üzerindeki etkisinin de bilincinde olması nedeniyle kiralık ya da ikinci el giyim alternatiflerine yönelmesi. Kiralık ve ikinci el giyim her geçen sene geleneksel satış kanallarından çok daha fazla büyüyor. Günümüzde erişim, sahip olmaktan daha geçerli ve kıyafet kiralamak artık 5 yıl önce olduğu gibi bir tabu değil.

Kıyıya yakın imalat: Kolay dağıtım, vasıflı işgücü, ticari faydalar ve finansal istikrar için komşu ülkelerde üretim yapmanın uygun maliyetli yolu. Temel olarak açık deniz uygulamaları olarak çalışır ve benzer saat dilimleri ile coğrafi yakınlık nedeniyle rekabet avantajı sağlar.

Kitle finansmanı: Yeni kurulan şirket finansmanı, afet yardımı ve kampanyalar da dahil olmak üzere çok çeşitli faaliyetleri desteklemek için genellikle çevrim içi olarak ağ kuran ve paralarını bir havuzda toplayan bireylerin ortak çabası. Pek çok sosyal girişim için geleneksel finansman modelleri artık mevcut değil; dolayısıyla kitlesel fonlama, sosyal/çevresel faaliyetler kuran veya fon sağlayan bir erişim ekonomisi mekanizmasıdır.

Kojenerasyon: Aynı yakıt kaynağının yakılmasıyla elde edilen eş zamanlı elektrik ve ısı, enerji üretimi.

Kolektif etki: Büyük ölçekli sosyal değişim sağlamak için sektörler arası koordinasyon.

Kompostlama: Organik maddelerin oksijenle biyolojik ayrışarak CO2 emisyonuna, ısıya ve daha sonra toprak katkı maddeleri haline gelebilecek organik kalıntılara neden olacak hale gelmesi. Kompostlanan organik atıklar zamanlar %100 organik gübreye dönüşür.

Kurumsal sosyal sorumluluk: Tüketicilerin toplumsal ve kişisel değerlerini yansıtan yaklaşımlarla üretilen, sağlanan, dağıtılan, pazarlanan ve önemsenen mal ve hizmetleri tercih etmesi. 

Kuraklık: Mevcudiyet, arz ve talebe göre su kıtlığı. İklim değişikliğinin ortaya çıkardığı büyük tehditlerden biri.

Küresel ısınma: Sera gazı emisyonlarının atmosferde birikerek gezegenin ısınmasına yol açması. Troposfer katmanında ortalama sıcaklığın artması olarak da açıklanabilir. 

Küreselleşme: Etkileşimlerin küresel veya dünya çapında ölçeğe genişletilmesi. Dünyanın dört bir yanından insanlar ve kuruluşlar arasında karşılıklı bağımlılığın, entegrasyonun ve etkileşimin arttırılması. Ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel ve politik ilişkilerin bir karışımı.

Küresel vatandaşlar: Daha geniş bir dünyanın farkında olan ve tüm ekosistemin bir parçası olduklarını anlayan insanların bütünü. Küresel vatandaşlar kendi topluluklarında aktif rol alır ve gezegenimizi daha eşit, adil ve sürdürülebilir kılmak için başkalarıyla birlikte çalışır.

Sürdürülebilir Sözlük serisinin geçmiş sayılarına buradan erişebilirsin. Atladığımızı düşündüğün ya da üzerine konuşmak istediğin bir kavram varsa bize ulaş!