Skip to main content

Her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü, gezegenin geleceğine ve korunmasına dair farkındalık oluşturmaya odaklanıyor. İnsan faaliyetlerinin dünya üzerindeki etkisini azaltmayı hedefleyen BM tarafından ortaya atılan Dünya Çevre Günü kavramı her sene yeni bir konsepte ev sahipliği yapıyor. Bu sene ise “Bizim topraklarımız, bizim geleceğimiz” sloganıyla arazi restorasyonu, çölleşme ve kuraklığa dayanıklılık başlıkları merkeze oturuyor.

Dünya Çevre Günü Nedir?

Dünya Çevre Günü’nün kutlanması 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Stockholm İnsan ve Çevre Konferansı sırasında kararlaştırıldı. Aslında etkinliğin ortaya çıkışı insan etkileşimlerinin çevremiz üzerindeki etkisi üzerine yapılan tartışmaların bir sonucuydu. İlk Dünya Çevre Günü kutlaması ise 1974 yılında ABD’nin Spokane şehrinde düzenlendi. İlk yılın sloganı “Sadece Bir Dünya” olarak belirlendi ve o zamandan beri her yıl belirli bir çevresel tema ile kutlanıyor. Hatta 2022 senesindeki kutlamalar 50. yıl olması nedeniyle tekrar “Sadece Bir Dünya” sloganına odaklandı. 

Belirli bir süre yalnızca ABD’de kutlanan Dünya Çevre Günü’ne 1987’den itibaren her yıl farklı bir ülke ev sahipliği yapmaya başladı. Kutlandığı ilk günden itibaren insan faaliyetleri yoluyla çevreye zarar vermeyi önlemeyi ve Dünya’yı korumayı amaçlayan Dünya Çevre Günü, farklı adımlar atmak ve çevreyi korumak için çeşitli yolları benimsemek için bir hatırlatma görevi görüyor.

Peki gezegenimizi restore etmek için verilen hasarı önlemenin, durdurmanın ve tersine çevirmenin yollarını bulmak mümkün mü? Dünya’yı sömürmeyi bırakıp onu iyileştirmeye başlamanın zamanı geldi de geçiyor. Sağlıklı ekosistemler aracılığıyla insanların geçim kaynaklarını iyileştirebilir ve biyolojik çeşitliliğimizin çökmesini durdurabiliriz. 5 Haziran’da hatırladığımız ancak geri kalan günlerde de unutmamamız gereken noktalar gezegenimizi gelecek nesiller için daha iyi bir yer haline getirebilir.

Kaynak: Clean Future

“Bizim topraklarımız, bizim geleceğimiz”

2024 yılının teması olarak seçilen “Bizim topraklarımız, bizim geleceğimiz” ifadesine #GenerationRestoration hashtag’i eşlik ediyor. Kutlamalara ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’da yürütülecek etkinlikler tehdit altında olan ekosistemlere dikkat çekecek.

2024, aynı zamanda BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin de 30. yılı olarak karşımıza geliyor. Tüm dünyada ekosistemler tehdit altındayken belki de yaşam alanlarımıza dair farkındalığa en çok ihtiyacımızın olduğu zamanlardayız. Ormanlardan ve kuru arazilere, tarım alanlarından ve göllere kadar insanlığın varlığının bağlı olduğu pek çok doğal alan yitip gitme riskiyle karşı karşıya.

BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’ne göre gezegenin topraklarının yüzde 40’ına yakını tahribat altında. Yaşanan bozunma dünya nüfusunun yarısını doğrudan etkiliyor. Kuraklıkların sayısı ve süresi 2000’den bu yana yüzde 29 artarken, önlem alınmazsa 2050 yılına kadar dünya nüfusunun dörtte üçünden fazlasını etkileyebilecek duruma gelmesi öngörülüyor.

Tüm bu sebeplerden ötürü arazi restorasyonu, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmak için kritik olan tüm dünyadaki ekosistemlerin korunması ve canlanması için bir toplanma çağrısı olan BM Ekosistem Restorasyonu On Yılı‘nın (2021-2030) önemli bir ayağı olarak görülüyor.

2024 Dünya Çevre Günü’nün ruhuna uyuyoruz ve #GenerationRestoration olarak zamanı geri getiremeyeceğimizin farkındayız. Belki zamanı geri getiremeyiz ve verdiğimiz hasarı daha baştan önleyemeyiz. Ancak arazi restorasyonu kapsamında ormanlar yetiştirebilir, su kaynaklarını canlandırabilir ve yaşam alanlarımızı geri getirebiliriz. Kim bilir belki yıllar sonra toprakla barışan ilk nesil olarak anılırız.