Skip to main content

İklim değişikliğiyle mücadele konusunda epey ilerleyen Macaristan Avrupa’nın en büyük jeotermal enerji alanını önceliklendiriyor. Budapeşte’ye 160 kilometre uzaklıktaki Szefed şehrine kurulan Avrupa Birliği’nin en büyük jeotermal sistemi ise bunun kanıtı.

Sürdürülebilir bir kaynak olan jeotermal enerji kullanıcılarına pek çok avantaj sunuyor. Aynı zamanda fosil yakıtlara olan talebi azaltan yenilenebilir enerji seçeneği Szeged şehrinin daha sürdürülebilir şehirler arasında sayılmasının da önünü açıyor.

Jeotermal enerji geleceğin enerji yöntemi olabilir mi?

Esasında jeotermal enerji aşina olduğumuz bir yenilenebilir enerji türü ve yüzyıllardır kullanılmakta. Ancak fosil yakıtların tercihleri domine etmesiyle jeotermal enerjinin arka planda kaldığını söyleyebiliriz. Son yıllarda atılan sürdürülebilirlik adımları ve ülkelerin karbon sıfır için bulunduğu girişimler bu yenilenebilir enerji kaynağının elektrik üretimi, ısıtma ve soğutma uygulamaları için tekrar ilgi görmesini sağlıyor.

Szeged’de yürütülen proje ise 1980’lerin başlarından kalma eski gazla çalışan sisteminin değiştirilme gerekliliğiyle başladı. 27 kuyu, 16 ısıtma tesisi ve 250 kilometrelik dağıtım borusundan oluşan ağıyla yeni sistem yer altındaki termal enerjiden yararlanıyor ve onu sıcak havaya dönüştürüyor.

“Szeged’in havası kışın büyük oranda olumsuz yönde değişiyor. Çünkü şehirdeki en büyük CO2 emisyonu bölgesel ısıtma sisteminden kaynaklanıyor. 40 yıldır doğal gazla ısınan bölgede son iki üç yıldır değiştirmek için çalışıyoruz. Sonunda ise.sistemi jeotermal hale getireceğiz.” – Tamas Medgyes, Szeged Bölge Isıtma Şirketi Operasyon Müdürü

Jeotermal enerji nasıl kullanılıyor?

Jeotermal enerji, Dünya’nın çekirdeğindeki ısıdan üretiliyor ve mantoda ya da Dünya’nın orta katmanında depolanıyor. Dünya’nın çekirdeği ile yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı, merkezden yer kabuğuna doğru sürekli bir termal enerji akışına neden oluyor.

Yerkabuğu yaklaşık 370°C’ye kadar ısıtılan katı kayalar, mineraller ve su içermekte. Sıcak jeotermal sudan yararlanmak için mühendislerin bazen birkaç kilometre derinliğinde delikler açması gerekiyor. 

Jeotermal su tarımda da önemli bir rol oynuyor ve hatta yerel yetkililer tarafından kış aylarında ana yollardaki kar ve buzları eritmek için kullanılıyor. Sabit sıcaklığı aynı zamanda seralarda en uygun koşulların korunması için de ideal bir seçenek oluşturuyor.

“Jeotermal su, Dünya tarafından ısıtılan özel bir su türüdür. Dolayısıyla jeolojik alanın ısısını emiyor. Ve orijinal alanından çıkardığımızda bu suyu çeşitli amaçlar için kullanabiliriz.” – Tamas Ezsiaz, Medwater Ltd. Proje Yöneticisi

Avrupa’nın jeotermal enerjiden yararlanma karnesi

Şu an AB’de yalnızca altı ülke jeotermal enerjinin üretimini üstleniyor. Bu ülkelerde 2023 yılında toplam 5.858 GWh üretildi. Bu enerji miktarı elektrik üretiminin yüzde 0,2’sinden biraz fazlasını oluşturuyor ve İtalya bu üretimin yüzde 90’ından fazlasından sorumlu.

Aşağıdaki harita, her ülkenin 2023’teki jeotermal enerji üretimini megawatt-saat (MWh) cinsinden gösteriyor.

Kaynak: Euronews

Szeged’in jeotermal ısıtma sistemi, İzlanda’dan sonra Avrupa’nın ikinci, AB’nin ise en büyük sistemi olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 70 milyon Euro’ya mal olan proje, bölgedeki 27.000’den fazla haneye ve 400’den fazla kamu binasına temiz, yenilenebilir ve uygun fiyatlı enerji sağlıyor.