Skip to main content

Hem stil sahibi görünüp hem de sürdürülebilir bir hareketin parçası olmak ister misiniz? Her sene büyük markaların çıkardığı modeller en fazla 1-2 ay içerisinde sokak butiklerindeki replikalarıyla yenilikleri kaçırmak istemeyen bizlerle buluşturuluyor. Akabinde artan tüketim alışkanlıklarımıza gardroplarımız satın aldıktan sonra en fazla 1-2 yıl ömrü olan işlevsiz parçalarla doluyor. Peki sana tarzını tamamlayacak kemerin çoktan üretildiğini söyleseydik? Kıyafetleri kullanım döngüsüne sokarak tekrar hayata kazandıran vintage giyim modası tamamen çevre dostu bir tercih.

Eşsiz, zamansız, sürdürülebilir: Vintage giyim

Her şey gibi modanın da bir ömrü var. Hatta bir ömrü olmasından çok birbirini takip eden dönemlerin tekrarladığını da söyleyebiliriz. Özellikle kişiselleştirilmiş hizmetin altın çağında dinamik hayata yetişme arzumuz giyim tercihlerimizde de bizi yakalıyor. Her senenin rengi, bu ayın favorileri, mevsimlik ceketler gibi kısa bir döneme hitap eden giyim ürünleri çoğumuzun ilgisini çekiyor. Bunun karşılığında ürettiğimiz kıyafet atıkları ise geçtiğimiz aylarda Şili’deki Atacama Çölü’nde yer alan atık dağları ile somut olarak önümüze gelmişti.

Sürdürülebilir hareketin hız kazanmasıyla ortaya çıkan yavaş moda kavramı ise tüketicileri daha işlevsel, daha zamansız ve daha kullanılabilir tercihler yapmaya itiyor. Alışveriş yaparken iki kere düşünmek artık bir öneri değil, bir yaşam tarzı haline gelmek için çaba gösteriyor. Yalnızca cebimize değil, moda endüstrisinin çevreye verdiği zararı da düşünürsek yavaş modayı çok daha kapsamlı ve tercih edilebilir bir hamle olarak değerlendirmek mümkün.

Yapmamız gereken ise çok basit! Tam olarak doğa ve insan sömürüsü olarak nitelendirebileceğimiz hızlı modanın ucuz, kolay erişilebilir ve düşük kaliteli doğası tam aksi yönde konumlanan yavaş moda ile yıkılmaya hazırlanıyor. Daha az sayıda fakat kaliteli ve uzun süreli kullanıma yönelik ürünler tercih etmeyi bir yaşam biçimi haline getirmek hem bireysel hem de toplumsal farkındalık adına oldukça önemli.

Peki vintage giyim oyunun neresinde?

Bugün sadece renkli butiklerden ucuz ve hoş parçalar satın almanın yanı sıra çeşitli uygulamalar ile kullanmadığımız kıyafetleri satabiliyor ya da az kullanılmış sağlam ürünleri satın alabiliyoruz. Y kuşağı ile artış gösteren yeni satın alma karakteri Z kuşağı ile çok daha yüksek bir seviyeye ulaşacak gibi görünüyor. Tekrar değerlendirme alışkanlığının moda atıklarını büyük oranda azaltacağını düşünürsek vintage veya ikinci el alışverişi iki taraflı bir kazanç durumuna çevirmek mümkün. 

Vintage alışverişin yaygınlaşması her ne kadar sürdürülebilirlik açısından umut verici olsa da, bir kavramın trend haline gelmesi erişilebilirliğini düşürüyor. Geçmişte ucuz alışverişin anahtarı olarak görülen ikinci el butikler, şimdi nadir parçaların fahiş fiyatlara el değiştirdiği bir pazar olarak konumlanıyor. Bir ürüne tek sahip olan kişi olma unvanının çekiciliği, vintage giyimi çevre dostu bir gerçekten çok tüketim çılgınlığının başka bir ayağı olarak gösteriyor. Hoş, sürdürülebilir moda da buradan kazanç sağlıyor fakat alışveriş tercihimizin temeline indiğimizde bazı şeylerin hala sağlıksız olarak görünmesi yavaş moda gibi alışkanlıkların yaygınlaşmasını zorlaştırıyor.