Bugüne kadar sıfır atığa giden adımlar, yenilenebilir enerji alternatifleri ve sayısız sürdürülebilirlik unsuruna yönelik pek çok yazı yazdık. Artık öğrendiklerimizi hayata geçirme vakti! Bu hafta her sabah kendime “Nasıl sıfır atık bir gün geçirebilirim?” diye sordum ve sonuç hiç de fena değil.
Öyleyse hep birlikte haftanın her gününden aldığım notlara, yaptığım çıkarımlara ve nasıl sıfır atık bir hafta geçirilebilir sorusunun cevabına odaklanalım. Eğer sen de bu adımları takip etmek istersen ya da kendi ajandanı oluşturursan bizimle paylaşmayı unutma!
7 Günlük Sıfır Atık Mücadelem
Bu maceraya atılana kadar benim için özellikle mutfakta sıfır atık demek bayat ekmeklerden yumurtalı ekmek yapmak ya da açık paket yoğurtlardan mezeler hazırlamak gibi basit adımlardan ibaretti. Sıfır atık mücadelemin ilk gününden son gününe kadar ciddi anlamda zorlandım, ancak asla bir hayat tarzı haline gelmeyecek kadar zor olduğunu düşünmüyorum. Öyleyse haydi başlayalım!
Gün 1: Buzdolabı Temizliği
İlk günümü kolaylaştırmak ve motivasyonumu artırmak adına buzdolabımı temizlemeye karar verdim. Böylece bozulmaya yüz tutmuş gıdaları ya da atık haline gelen gıda ambalajlarını bir şekilde değerlendirebiir ve haneme artı puan yazabilirim diye düşündüm. Ne yazık ki bu fikrim motivasyonumu olumsuz yönde etkiledi. Çoğumuzun evindeki buzdolaplarının da pek farklı olduğunu sanmıyorum. Arka planda unutulan ve çoktan bozulmuş gıdalar, geri dönüşümden başka şansı kalmamış ambalajlar hatta dokunmak bile istemediğim bazı atıklar ile uzun bir vakit geçirmek zorunda kaldım. Hatta bu süreç o kadar uzadı ki, tek kullanımlık plastiklerin üzerine düşünmek için gereğinden fazla zamanım oldu diyebilirim.
İlk gün market alışverişi yapmayı pek düşünmedim. Dolapta mevcut olan sebzelerimi değerlendirdim, ekmekleri rondodan geçirip ekmek kırıntısı olarak buzluğa kaldırdım. Boş bir süt kutusunu ise yatay olarak kesip temizleyerek ailem ile baktığımız bahçedeki kediler için mama kabı olarak değerlendirdim.
Önemli not: Dolapta aynı anda çok fazla açık ambalajlı ürün bulundurmak, bu ürünleri değerlendirmeyi zorlaştırıyor. En azından haftada bir buzdolabı temizliği yapmak iyi olabilir. Özellikle sırf ucuz diye o gün tüketmeyeceğim son kullanma tarihi yakın ürünleri satın almak da gereksiz bir atık üretimine yol açıyor.
Gün 2: Market Alışverişi
Bugün hafta içinde hemen bozulmayacak ama artmasını da ummadığım ürünler almak için alışveriş yapmaya gittim. Normalde evime yakın pek market bulunmadığı için uygulamalar üzerinden sipariş veriyorum. Ancak bu durum sıfır atık haftamın sürdürülebilir ruhuna aykırı olduğu için görece yakın sayılacak bir markete yürümeyi tercih ettim.
Meyve sebze reyonunda bir ikilem beni karşıladı. Paketlenmiş gıdalardan az sayıda ürün alabilir ya da kendim seçerek poşet kullanabilirdim. İkisinden de vazgeçerek yanımda getirdiğim bez torbalardan birini sebze ve meyveleri taşımak için kullanmaya karar verdim. Böylece poşet atıklarından kurtulmuş oldum.
Market poşetlerinin ücretli hale getirilmesinin plastik torba tüketimini azaltmasına rağmen meyve sebze reyonundaki ücretsiz ince poşetlerin kullanımını artırdığını biliyor muydun? Neyse ki kumaş çantalar bu sorunu kökten çözüyor.
Önemli not: Alışverişimi daha önceden planlamış olsaydım, kasada ekstra kumaş torba satın almak zorunda kalmazdım. Üstelik bir hevesle evde yemek yapma azmiyle aldığım ürünlerin sayısını azaltabilirdim.
Gün 3: Salata!
Bu akşam yumuşamaya yakın marul yapraklarını değerlendirerek peynirli salata hazırladım. Belki biraz abartmış olabilirim ancak sıfır atık azmiyle marul köklerini ve domates çekirdeklerini filizlendirmek için eğitici videolar izledim. Adımları doğru uygulasam da bu mevsimde yetişirler mi bilmiyorum. Yine de boş vakitlerimde yaptığım çoğu şeyden daha eğlenceliydi.
Gün 4: Termos ve Sahil Yürüyüşü
Havaya rağmen biraz deniz havası almak istedim ve çalışmak için sahile indim. Biraz dolandıktan sonra bir kafeye oturmak yerine şarjım ve internetim olduğu için sahildeki piknik masalarından birinde çalışmaya karar verdim. Küçük bir kahve dükkanında termosuma kahve doldurttum ve öğleden sonra birkaç saatimi temiz havada çalışmak için harcadım. Böylece bir kez daha tek kullanımlık plastik kullanımımı engellemiş oldum.
Gün 5: Portakallı Kek
Bugün de sahil rutinimi yineledim ve diğer günlerden bir fark yaratmak adına akşam portakallı kek yapmaya karar verdim. Buzdolabı teftişim sırasında çıkan portakalların kabuklarını rendeledim. Bir kısmını kekte kullandım, bir kısmını ise daha sonra kullanmak için kalorifer üzerinde kurumaya bıraktım. Kırdığım yumurta kabuklarını ise bitkilerimin dibinde koydum. Daha önce internette gördüğüm bir bitki güçlendirme yöntemiydi ancak ne kadar verimli olur bilemiyorum.
Gün 6: Peeling Vakti!
Sona doğru yaklaşırken önceki günlerdeki rutinlerime uymaya çalıştım. Aynı zamanda en sürdürülebilir kahve tüketim yönteminin granül kahveler olduğunu biliyorum. Bu nedenle markette alışveriş yaptığım gün elbette plastik paket yerine cam kavanoz opsiyonunu tercih ederek granül kahve aldım. Ancak akşama doğru canım Türk kahvesi çekti ve telvesi ile de yüzüme peeling yaparak mücadeleme bir farklılık getirmiş oldum.
Gün 7: Yoğurt ile Veda
Haftamı yaratıcı bir şekilde bitirmek için zorlanırken aklıma harika bir fikir geldi. Uzun zamandır mahallemde bir sütçü bulup kendi yoğurdumu ve peynirimi evde yapmak istiyordum. Karşı komşum aracılığıyla bir sütçü buldum ve plastik şişe yerine bakraç ile tencereden almak istediğimi belirttim. Böylece plastik ambalajlara bir gol daha atmış oldum.
Aynı zamanda marketten plastik ambalajlı bir yoğurt almak yerine evde cam kavanozlara hem daha sağlıklı hem de sıfır atık ilkesine uygun yoğurtlar mayaladım. Her ne kadar haftalık mücadelemin içinde tüketemeyecek olsam da sıfır atık ruhuna güzel bir final ile veda ettiğimi düşünüyorum!



